Kayıtlar

Mayıs, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İmamı Azamın Musibete ve Nimete Karşı Hali

Resim
İmam-ı Azâm Ebu Hanife Hazretleri (rahmetullahi aleyh), ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zât idi... Gündüz öğlene kadar mescidde talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticaret ile uğraşırdı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısına gelip; "Ya İmam! Gemin batmış" dedi. Büyük imam bir an için durduktan sonra; "Elhamdülillah" deyip dersine devam etti... Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip; "Ya İmam! Bir yanlışlık olmuş, batan gemi sizin değilmiş." dedi. İmam-ı Azâm Hazretleri yine; "Elhamdülillah" buyurdular. Haberi getiren adam hayretle; "Ya İmam! Gemin battı dedik elhamdülillah dediniz, batan geminin sizinki olmadığını söyleyince de elhamdülillah dediniz hikmeti ne ola ki?" Büyük İmam buyurdu ki; "Sen gemin battı deyince kalbimi yokladım. Dünya malının yok olmasından, elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle hamdettim. Batan geminin benimki olmadığı habe...

Yoğurtçu ve Ermiş

Resim
  Ermişler, ihtiyacı olmasa bile yüksek fiyatlarla fakir insanlardan basit ürünler satın alır,bazen onlar için gereksiz şeyler alırdı fazladan para öderler. -"Neden böyle yapıyorsun.?" diye sorulduğunda şöyle cevap verirler: -" Bu, insanların onurunu kırmadan, yapılan yardımdır. YOĞURTÇU Osmanlı’da havanın aşırı soğuk olduğu bir günde, ermiş bir zat dışarıyı seyrediyormuş. Yoğurtçunun sesini duyup, hanımına “kap getir yoğurt alayım” der. Hanım “yoğurt var. İhtiyacımız yok” deyince, Mübarek de “Bizim ihtiyacımız yok ama yoğurtçunun ihtiyacı var ki bu soğukta sokaktan üçüncü geçişi…” der…

Behlül Dana ve Harun Reşit Koyunların Bacakları Meselesi

Resim
  Behlül Dânâ Hz. yaşadığı şehirdeki çarşı esnafına yumuşak dille çeşitli nasihatlerde bulunur dururmuş.  Çarşı esnafı bundan rahatsız olmuş. Halife Harun Reşid'e giderek şikayette bulunmuşlar. — Bize karışmasın, günah da bizim, sevap da bizim. Ona ne? Her koyun kendi bacağından asılır, demişler. Harun Reşid de Behlül Dânâ Hz.'ni çağırıp olanları anlatmış. Bir daha onların işine karışmamasını istemiş. Behlül Dânâ Hz. hiç cevap vermemiş. Doğruca kasaba gidip yeni kesilmiş, parçalanmamış bütün bir koyun alarak çarşının ortasına asmış. Çarşı esnafı buna bir anlam verememiş. "Delidir, ne yapsa yeridir" diyerek görmezden gelmiş. Günler geçtikçe koyundan pis kokular gelmeye başlamış. İyice rahatsız olunca gene Harun Reşid'e giderek şikayetçi olmuşlar: — Behlül çarşının ortasına koyunu astı. Koyun koktu. Kokudan duramıyoruz demişler. Harun Reşid çok meraklanmış. Hemen çağırtıp nedenini sormuş. Behlül Hz. — Aman Efendim, demiş. Kime ne zararı var hayvanın? Ken...