Cimrilikte Sınır Tanımayanlar: Cahiz’den Unutulmaz Bir Misafirlik Hikayesi
![]() |
| Cimrinin Misafir Karşılaması |
Cimrilikte Sınır Tanımayanlar: Cahiz’den Unutulmaz Bir Misafirlik Hikayesi
Edebiyat tarihinin en keskin zekalarından biri olan el-Câhiz, meşhur eseri el-Buḫalâ (Cimriler) ile insan karakterinin en uç noktalarını mizahi bir dille anlatır. İşte insan ilişkileri ve cimrilik üzerine kurulmuş o meşhur diyalog:
En Güzel Etin Hikayesi
Bir adam, cimriliğiyle meşhur bir dostuna misafir oldu. Misafir gelir gelmez cimri adam oğluna seslenip:
“Ey oğlum! Çok değerli bir misafir var. Git bize en güzel etten yarım kilo al.” dedi.
Çocuk gitti, bir süre sonra hiçbir şey almadan geri döndü. Babası merakla sordu: “Et nerede?”
Çocuk dedi ki:
“Kasaba gittim ve: ‘Bize en güzel etinden ver.’ dedim. Kasap: ‘Sana tereyağı gibi bir et vereceğim.’ dedi. Ben de kendi kendime: ‘Madem öyle, neden direkt tereyağı almayayım?’ dedim.
Sonra pazara gittim ve: ‘Bize en güzel tereyağından ver.’ dedim. Pazarcı: ‘Sana pekmez gibi bir tereyağı vereceğim.’ dedi. Ben de: ‘Madem öyle, en iyisi direkt pekmez almak.’ dedim.
Bunun üzerine pekmezciye gittim ve: ‘Bize en güzel pekmezinden ver.’ dedim. Adam: ‘Sana duru su gibi bir pekmez vereceğim.’ dedi. Ben de kendi kendime: ‘Madem öyle, evde zaten duru su var.’ dedim. Böylece hiçbir şey almadan geri döndüm.”
Zekanın ve Absürtlüğün Zirvesi: Ayakkabı Meselesi
Babası oğlunun bu "tasarruflu" mantığını duyunca hayran kaldı ve dedi ki:
“Ne kadar akıllı bir çocukmuşsun! Ama bir şeyi kaçırdın; dükkân dükkân dolaşırken ayakkabını eskittin!”
Çocuk da tarihe geçecek o cevabı verdi:
“Hayır baba… Ben misafirin ayakkabısını giymiştim!”
|| el-Buḫalâʾ — el-Câhiz ||

Yorumlar
Yorum Gönder